30 Haziran 2014 Pazartesi

Ramazan eğlencesi olarak puzzle..

Nerede o eski ramazanlar, nerede o eski bayram coşkusu!”  diye iç geçiren bir yakınınız mutlaka olmuştur veya kendiniz bilakis böyle nostaljik öykünmeler hissetmişsinizdir.. Hep anlatırlar ya, direkler arasında kurulan ramazan eğlenceleri, çadır tiyatrosunda Kavuklu ve Pişekâr, ramazan gecelerini renklendiren  meddah kültürü, olmazsa olmazlardan Karagöz ve Hacivat.. Çığırtkanlar, ateşbazlar; topları-halkaları havaya atıp tutan jonglörler.. Öte yandan pamuk helva satanlar, şerbetçiler, macuncular, horoz şekeri satanlar, atlı karıncaya binen çocukların neşeli gürültüleri.. Hepsi mazide kaldı artık.. Her ne kadar Feshane’de, 
Sultanahmet’te ve belli başlı yerlerde sembolik de  olsa bazı ramazan etkinlikleri düzenlense de, bu tip eğlencelerin gerçeğini görenler için  muhtemelen suretleri yine de kadük kalıyordur..

Değişim, dönüşüm yaşamın olmazsa olmazı elbette; ama işte bazı özel durumlarda insan ister istemez nostalji yaşamak isteyebiliyor. Ramazan ayı da bu özel zamanlardan; bizim kültürümüzde sadece dinsel anlamda değil, alışkanlıkları ve eğlenceleri ile de özel bir yeri olan ay..
oruc ve puzzle
Uzun oruçlu saatler için yeni nesil eglence: Puzzle

Günümüzde İstanbul için örnek verecek olursak, işten gelip yorgun argın iftarı yapmak, sonrasında Sultanahmet’e ramazan eğlencesine katılmak pek de kolay değil. Her şeyden önce artık bu şehir çok kalabalık! Dolayısıyla her ne kadar metro, metrobüs, deniz otobüsü gibi vasıta çeşitliliği artmış olsa da, o vasıtaları kullanan sayısı da fazlasıyla arttığı için bir yerden bir yere gitmek gerçekten de işkence.. Sırf bu nedenle, belki hafta sonlarında çoluk çocuk ramazan eğlencesine katılmayı düşünenler çoğunluktadır..

  Hele ki bu sene iş daha da karıştı.  Ramazan ayı tam da en uzun gündüzlerin olduğu zamana denk geldi. Akşam 21’e doğru iftar açılıyor. Peki bu uzun oruçlu saatlerde ve iftar sonrasında ne yapmalı, nasıl vakit geçirmeli?

Eğer çalışıyorsanız ve aynı anda oruç da tutuyorsanız, gerçekçi olmak gerekirse  hafta içinde ramazana özel yapabileceğiniz pek bir aktivite alternatifiniz yok. Size sadece kolaylıklar dileyebiliriz. Çalışmıyorsanız; mesela okul tatilindeyseniz, emekliyseniz, ev hanımıysanız veya yıllık izniniz ramazan ayına denk gelmişse, iftara kadar olan sürede uyumak ya da sosyal medyada vakit öldürmek yerine kendinizi oyalayacak bir şeyler bulabilirsiniz.
Biz, uzun oruçlu saatleri dolu dolu geçirmeniz için sizlere puzzle birleştirmeyi tavsiye ediyoruz.

Ramazan’da puzzle’ı özel kılan nedir?

 Aranızda puzzle bağımlıları varsa bilirler. Puzzle öyle bir uğraştır ki,  bir başlayınca vaktin nasıl geçtiğini anlayamazsınız. Başlarsınız, “parçaları ayırayım, renkleri ayırayım,  resmi oluşturayım” derken bir de bakmışsınız saatler geçmiş.  İftara kadar olan  uzun süreyi geçirmek için alın size ideal uğraşı. Hem yararlı, hem ucuz, hem de keyifli.

Geceler için de öyle.. İftardan sonra sahura kadar uyumak istemeyenler için puzzle uğraşısı biçilmiş kaftan.
Esma-ül Hüsna-1000 parça

Olayın diğer boyutu ise ramazanın aileyi bir araya toplaması.. Ramazan demek, ailenin bütün bireylerinin aynı saatte sofraya oturması demek. Herkesin aynı derecede aç olması, herkesin aynı  anda çorbayı kaşıklaması;  yani “birlik” duygusu.. Yazının başında bahsettiğimiz gibi eskiden iftar sofrasından kalkılınca, ibadetler sonrasında ailece eğlencelere gidilirmiş. Şimdi madem bu tip eğlencelere katılmak pek mümkün değil; televizyon karşısında boş boş vakit geçirmek yerine bütün aileyi aynı amaç etrafında toplayan bir puzzle ile uğraşmak sizce de hoş olmaz mı? Bu konuda sizin yorumlarınızı da merakla bekliyoruz..

Güzel, huzurlu, barış ve sevgi dolu bir ramazan geçirmeniz dileğiyle..


25 Haziran 2014 Çarşamba

Brainstring Advance ile sınırların ötesinde..



Brainstring
Brainstring Advance

“Zeka Oyunları” kategorisindeki yazı dizimize bir yenisini daha ekliyoruz. Bugün sizlere tanıtacağımız bulmacanın adı Brainstring Advance..

Zeka bulmacalarına meraklı olanlar biliyordur; Brainstring, yıllardır hayranlık ve merak uyandırmaya devam eden önemli bir zeka oyunu markası. Brainstring’i “zeka iplikleri” olarak da  tanımlayabiliriz. Çünkü  bu bulmacada birbirine dolaşan ipliklerle mücadele etmek gibi bir hedef var..

 Brainstring Advance, basit tasarımına rağmen içerdiği olasılıklar ile şaşkınlık yaratan bir bulmaca diyebiliriz. Bu tür oyunların ilk versiyonu olan Brainstring Original’ın başarısından  sonra, oyunun yaratıcısı Guido Lap, ünlü bulmaca tasarımcısı Oskar van Deventer ile işbirliğine gitti ve ikisi birlikte  gördüğünüz muhteşem bulmaca Brainstring Advance’ı geliştirdiler.
İlk versiyon olan Brainstring Original ile Brainstring Advance arasında bazı farklılıklar var, fakat mantığa meydan okur gibi duran birbirine karışmış elastik  iplikler aynı kalmış.  Aslında bu iki bulmaca için kısaca şöyle denilebilir:

 Çok benzer ama oldukça farklılar!

Şimdi iki bulmacayı karşılaştıralım: Öncelikle, her iki bulmacanın da genel görüntüsüne bakıldığında dışarıya doğru çıkıntılar görünüyor. Brainstring Original, temelde bir küp şeklinde iken yeni versiyonun yüzeyleri ise görsel olarak daha hoş görünen uçları kesik bir sekizyüzlü, yani octahedron.. Elastik ipliklerin sayısı, düzenlemeleri  farklı  olduğu halde sürpriz bir şekilde her iki oyunda da aynı; on iki adet. (Advance versiyonda yüzey başına 3, Original versiyonda ise yüzey başına 4 adet)


zeka iplikleri
Brainstring eski ve yeni versiyon

 Yeni versiyondaki bir başka hoş gelişme ise bulmacanın transparan iç yüzeyinde kolayca fark edilebilecek olan,  düğmelerle aynı renkte ipliklerin kullanılmış olması. İplikleri tutan düğmeler, yeni versiyondaki daha sivri ve renkli halleriyle çok daha hoş görünüyorlar.

 Bulmacadaki amaç ise aynı. Göreviniz, düğmeleri bulmacanın etrafında hareket ettirerek bütün düğümleri çözmeye çalışmak.  Bulmaca çözüldüğünde, bütün iplikler düz bir hatta olmalı ve hiç biri diğerine değmemeli.

Her ne kadar kendi sonucunuzu yaratabilseniz de,  Brainstring Advance’ı çözerken deneyebileceğiniz üç ana çözüm var: 

Her yüzeyde 3 tane aynı renk düğme olduğunda bulmaca çözülmüş demektir. Bu  sonuca ulaştığınızda diğer çözümleri denemek için bulmacayı eski haline getirebilirsiniz.
 İkinci çözüm, her bir yüzeyde 3 farklı renkte düğme oluşturmak, ve sonuncusu da her bir yüzeyde iki tane aynı renk düğmenin oluşması. Bütün bu  çözümlerde ipliklerin asla dolaşık kalmaması gerektiğini ise hatırlatmaya bile gerek yok..

Hangi çözüm tarzını önce denerseniz deneyin her iki bulmacada da zorluk yaşayacağınızı bilmelisiniz.  İlk denemenizde bu elastik ipliklerle ne yapacağınızı anlamakta zorluk çekecek, muhtemelen karışık  bulacaksınız. Ama bulmacaya alıştıktan sonra bağımlısı olma olasılığınız bir hayli yüksek.

Bulmacada ipliklerin çapraz yol izlediği iki zıt yüzey var. Ama aynı anda kaç tane ipliğe manevra yapacağınız hakkında hiçbir kural belirtilmemiş.  Bu nedenle baş edebileceğiniz kadar iplikle aynı anda mücadele etmeyi bir ipucu olarak değerlendirebilirsiniz. Dikkatli olmalısınız; zira ipliklerin yolunu kolayca kaybedebilirsiniz! İki iplikle başlayıp kendinize güveniniz geldiğinde iplik sayısını arttırarak çözüme gitmeniz belki de en iyi yöntem olabilir.

Şimdiden size kolay gelsin diyelim..



KAYNAK: mypuzzlecollection.blogspot.com

23 Haziran 2014 Pazartesi

Dünyanın en hızlı puzzle birleştirme rekoru yeniden kırıldı!

Lise Öğrencisi, “Dünyanın en hızlı puzzle çözen kişisi” olarak Guinness’e adını yazdırdı...


Dünyanın en hızlı puzzle birleştirme rekoru

Hindistan doğumlu Amerika vatandaşı Deepika Ravichandaran, University High School of Science and Engineering’da birinci sınıf öğrencisi ve henüz 15 yaşında. GWR Hasbro Puzzle’ı tamamlayarak “dünyadaki en hızlı puzzle çözen kişi” ünvanıyla geçtiğimiz günlerde adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdırdı. Genç yaşına rağmen bu yarışmaya ikinci kez başvurdu Deepika. 2011 yılındaki ilk denemesinde sadece 30 saniye farkla rekoru kaçırmıştı. O zamanki rekor 14 dakika 42 saniye ile Çek Cumhuriyeti’nden Zdenek Bradac’a aitti. Sonrasında Avrupa’dan bir başka katılımcı 13 dakika 14 saniye ile rekoru yeniden kırmıştı.

Bu resmi rekor, 250 parçalı diğerlerine benzemeyen bir puzzle için kayıtlara geçti... Diğer puzzle’lardan farkı ise parçalarının oval şekilde olması ve kutusunun üzerinde ipucu içeren hiçbir resim olmayışıdır. Deepika, Middletown Press’e verdiği demeçte:
Garip şekilli parçalar vardı, hangisinin nereye yerleşeceğini bilmiyordum.” şeklinde konuştu.
Rekor denemesindeki puzzle’ın bu ekstra zorluğuna rağmen Deepika, dakikada ortalama 18 parça birleştirerek, 13 dakika 7 saniyede resmi tamamladı. Böylece, önceki rekoru 7 saniye farkla geçmiş oldu. Hızlı puzzle birleştirme konusundaki yeteneğini kabul etse de, Deepica tam olarak bu başarısının nedenini bilemiyor. “Bende bu konuda yetenek var” diyor sadece.
Deepika, puzzle’a çok küçük yaşlarda başlamış ve  henüz 3 yaşında iken 101 Dalmaçyalı puzzle’ı 30 dakikada bitirince annesi bu doğal yeteneğinin farkına varmış. Kendisi  halihazırda en hızlı puzzle rekorunu kıran en genç insan ünvanını da koruyor.
UNICEF lise kulübünün sponsor olduğu, geçtiğimiz mayıs ayının 9’unda kaydedilen rekor denemesine 30’dan fazla kişi de canlı olarak tanık oldu.  
Dünya rekor otoriteleri tarafından her sene doğrulanan bu rekoru kıran genç şampiyonu takdir etmemek elde değil.

KAYNAK: http://www.hartford.edu/daily/announcements/

20 Haziran 2014 Cuma

Neon-floresan efektli puzzle'lar...

Puzzle  tutkunu olup da neon puzzle  çeşidini bilmeyen yoktur  herhalde. İngilizcede glow in the dark diyorlar bu türe, yani karanlıkta parlayan!

Bu tanımı yanlış anlayıp neon puzzle’ın tamamının karanlıkta parladığını, hatta abartıp  bu tarz puzzle'ların gece lambası görevi gördüğünü düşünmeyin sakın. 
Resimde önceden  belirlenen hatlar parlıyor karanlıkta sadece. Aydınlık değil ortaya çıkan sonuç, sadece parlama efekti.
 Kimilerinin çok beğendiği, kimilerinin ise beğenmediği enteresan bir görüntü çıkıyor ortaya.  Sizce de aşağıdaki kulenin hem gündüz, hem de gece görüntüsü ayrı ayrı güzellikte değil mi?

Tower Bridge


Severek aldığınız puzzle’ı, sabırla ve özenle birleştirdiniz, çerçevelettiniz, evinizin en sevdiğiniz köşesine astınız.  Gece olup ışıklar kapandığında bile o çok sevdiğiniz puzzle’ın kendine has zarif ışıltısını görmek istiyorsanız, neon puzzle’lardan bir seçim yapabilirsiniz.

Eiffel Tower

Işıltılı detayları sevenler neon puzzle’lara bayılıyorlar. Çocukları da unutmamak lazım. .
Uzaya meraklı çocuğunuz, gece duvarında parlayan gezegenleri görmek için muhtemelen aşağıda gördüğünüz puzzle’ı  büyük bir heyecanla birleştirecektir.

Solar System


Neon puzzle’ın farkı ne?
Sadece boyası farklı. Yani neon puzzle ile uğraşırken ekstra bir zorluk yaşamayacaksınız. Gece karanlıkta birleştirmek gibi  ekstrem bir düşünceniz varsa bilemeyiz elbette.  Hatta böyle çılgın bir deneyiminiz olduysa bizimle de paylaşırsanız mutlu oluruz.

 Neon puzzle neden parlar?

Fosforlu cisimler, ışık altında depoladıkları enerjiyi karanlıkta da yaymaya devam ederler. Elbette bunun bilimsel bir açıklaması var, merak edenleriniz Vikipedi’den detayları okuyabilir..

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle, keyifli puzzle'lamalar...

18 Haziran 2014 Çarşamba

Cubigami7 ile 3D yeteneklerinizi keşfedin!

Bugünkü yazımızda, bulmaca  mucidi  George Miller'in tasarladığı ve 2009 yılından bu yana  Recent Toys'un dağıtımını üstlendiği Cubigami7 ile sizleri tanıştırmak istiyoruz. 


Cubigami7 açılmış hali

Resimlerde göreceğiniz üzere Cubigami7, katlanabilen bir bulmaca çeşididir.
Cubigami7 olarak adlandırılmıştır, çünkü bulmacada var olan 18 parça ile resimlerde gördüğünüz gibi toplamda sadece 7 şekil oluşturabiliyorsunuz.  Bulmacayı açtığınızda, yukarıdaki resimdeki gibi 6*6 ölçülerinde kareler göreceksiniz; hedefiniz ise  basit: Doğru hamlelerle 7 versiyonu ayrı ayrı oluşturabilmek!



 Her ne kadar ülkelere  göre değişiklik gösterse de bulmacada kullanılan en yaygın renkler 5 sarı, 5 mor ve 8 yeşil diyebiliriz.
Bu bulmacayla uğraşmanın oldukça kolay olduğunu elinize  aldığınızda daha iyi anlayacaksınız. Çünkü her  bir parça diğerleriyle bağlantılı ve dolayısıyla elde evirip çevirme konusunda hiçbir sıkıntı yok. Bu parçalar, kendi eksenleri etrafında yukarıya ve aşağıya dönebiliyor; merak etmeyin, bu dönüş sırasında parçaların bağlantısı kopmuyor.



 7 şekli oluşturabilmek için parçaların tamamını kullanmak zorundasınız.  Ancak, oluşturmaya çalıştığınız şekil için hangi parçayı katlamanız, hangi parçayı birleştirmeniz gerektiğini çözmek için epey uğraşmanız gerekecek. Çoğunlukla denemeleriniz sonuçlanmayabilir, ama ilk şekli oluşturduktan sonra çok daha fazla eğleneceğinizi rahatlıkla söyleyebiliriz.



Kutunun üzerinde de yazdığı gibi, ilk şekli oluşturmak kolay olabilir, ama 7 farklı şeklin tamamını monte etmek, hiç de kolay bir görev değil baştan belirtelim.  Kutunun üzerinde gösterilen resimleri rehber olarak kullanırsanız, her bir şekil için renklerin nerede yer alması gerektiğini görebilirsiniz ve bu da işinizi kolaylaştırabilir. Ama biz size  İlk denemenizde sadece içgüdülerinizle şekli oluşturmaya çalışmanızı tavsiye ediyoruz. Bu sırada sorun yaşarsanız, faydalanmak için resmi kullanabilirsiniz.





Sonuç olarak diyebiliriz ki Cubigami7, güzel bir 3D bulmaca seçimidir. 3D düşünme biçiminizi, bir şekli 3 boyutlu olarak gözünüzde canlandırma yeteneğinizi sınamak için Cubigami7 mükemmel bir araçtır.  

Ayrıca çeşitli şekiller oluşturma amaçlı yaratıcı zeka oyuncaklarından hoşlananlara da Cubigami7'yi ısrarla tavsiye ediyoruz.


Not: Cubigami7'yi mağazamızdan satın alabilirsiniz.




Kaynak: http://mypuzzlecollection.blogspot.com.tr/
Uyarlama Çeviri: www.puzzlegaleri.com


17 Haziran 2014 Salı

Çok zor puzzle arayanlara...



Kentsel, basit ve 3D çizimler, James Rizzy

"En zor puzzle",”the hardest puzzle” gibi aramalar yaptığınızda karşınıza mutlaka çıkacak olan bir puzzle’dan bahsetmek istiyoruz bugün.

Son dönem Amerikan pop art sanatçısı James Rizzi’nin aşağıda resmini gördüğünüz bu çalışması, Ravensburger imzası ile 5000 parçalık bir puzzle’a dönüşmüş.  Resme baktığımızda sıra dışı bir gökyüzü ve aynı sıra dışılıkta bir şehir görüyoruz. Gerek şehrin sakinlerinin, gerek araçlarının ve hatta binalarının bile kendine has bir kişiliği olduğu direkt gözümüze çarpıyor. Bu rengarenk fantastik şehirde yüzlerce insan bir araya gelmiş ve fantastik bir duvar sanatı figürü oluşturmuşlar.  Bu  muhteşem puzzle’ın bitmiş ölçüleri 153 x 101 cm.

James Rizzi-Ravensburger-5000 parça

James Rizzi’yi tanıyalım

1950 Brooklyn doğumlu sanatçı, enerji dolu ve eğlenceli üç boyutlu çalışmaları ile tanınır. 26 Aralık 2011 yılında 61 yaşında hayata gözlerini yuman sanatçı, karikatüre benzeyen  rengarenk çizimleri, 3 boyutlu yapıları, sıradan objelere uyguladığı  kolayca tanınacak tasarımları ile ünlenmiştir. Eğlenceli, pastel renklerdeki çizimleri, Volkswagen arabalardan, Lufthansa jetlere, kartpostallara, albüm kapaklarına ve hatta Alman posta pullarına kadar bir çok alana uyarlanmıştır.
Ölümünden sonra 40 yıllık arkadaşı Posnick, Daily News gazetesine verdiği röportajda James Rizzi için şöyle demişti:

“ Jimmy, dünyayı bir çocuğun gözlerinden görme yeteneğine sahipti.  Bu dünyada olup biten her şeye, masumiyet, eğlence ve mizah içeren çocuksu bir merakla baktı.”

Çoğu sanatçı gibi James’in de enteresan bir yaşam öyküsü vardı.  Florida Üniversitesi’ne girmeden önce 4 farklı yüksekokula  başlayan James, üniversiteye her ne kadar işletme okumak için girmiş olsa da sanat konusunda ilgisi hızla gelişti; zaten bir süre sonra kendi markası olacak tarzını da yaratmış oldu.
Bir sanatçı olarak yaşamak, Rizzi için çok da kolay olmadı. 1970’li yılların başında Brooklyn kaldırımlarında eserlerini satmaya çalışırken polis tarafından neredeyse vuruluyordu.
1975 yılında hem uyuyup hem çalışmalarını sürdürdüğü bir yer kiraladı kendisine. Baskılare el yapımı boya yapıyordu. Greenwich kasabasında sokak sanatı konusunda ödül aldıktan sonra bu işlere biraz ara verdi. Ardından bir galeride eserlerini sergileme teklifi aldı.  Sonrasında özellikle Almanya’da çok  geniş bir hayran kitlesi oluştu ve hatta ertesi yıl, Duisburg’da bir okula ismini bile verdiler. O aralar sergiden sergiye deli gibi koşturuyordu. Moda tasarımcısı  Gabrielle Hamill ile bir ara evlenip hemen boşandı.

James Rizzi
Eserleri:
James Rizzi’nin çalışmalarında  Brooklyn’de geçirdiği mutlu çocukluğun ve zevkli hayatının izlerini görmek mümkündür. Trafik sıkışıklığından parktaki beyzbol oyununa kadar bir çok neşeli detaya  kadar her türlü kentsel faaliyete çalışmalarında yer vermiştir.
Başarıları oldukça fazladır. Mesela 1996 yılında, Uluslararası Olimpiyat Müzesi (IOC) Rizzi’nin “Dreams of Sport” (Spor Düşleri) adlı kataloğunu yayımladı. 1997 yılında İsviçre’de her yıl yapılan  ünlü Montreux Jazz Festivali’nin  resmi sanatçısı seçildi.  1998 yılında  Fransa’da FIFA Dünya Futbol Kupası ‘nın resmi sanatçısı seçildi.  Bütün bu kalabalık etkinlikler boyunca çağdaş yaşamın ayrıntılarını rengarenk, karikatür benzeri çizimlerle pozitif bir sunum anlayışıyla çizmeye devam etti. Rizzi’ye kent kültürünü coşku dolu hayallerle bize yansıttığı için teşekkür ediyoruz.

James Rizzi eserlerinden oluşan puzzle’larımıza buradan bakabilirsiniz.


                                                                                                                      
KAYNAKLAR:
http://www.nydailynews.com/
http://www.asama.org/


16 Haziran 2014 Pazartesi

Zoru sevenler için CrossTeaser!


bulmaca
CrossTeaser- Recent Toys
Bugün sizlere tanıtacağımız CrossTeaser, Recent Toys tarafından üretilen bulmacaların en ilginç olanlarından biri diyebiliriz.  Heyecan verici özgün bir tasarıma sahip olan bu bulmacanın detaylarına gelin biraz yakından bakalım. 

Gördüğünüz üzere rengarenk görüntüsüyle  bu tür bulmacalara en meraksız olanların bile ilgisini çekebilecek bir yapısı var.

Bu bulmacayı çözmek hiç de kolay değil; dolayısıyla başlarken biraz stres olmaya ve hatta uzun süre çözemeyip hayal kırıklığı yaşamaya kendinizi hazırlasanız iyi olur. Aslında CrossTeaser'ı vazgeçilmez kılan da zor oluşu..

Basitçe tarif etmek gerekirse, CrossTeaser bulmacası 8 çarktan oluşuyor; her birinde 6 farklı renk var. Herhangi bir parçayı hareket ettirebilmeniz için bir tane de boş alan bulunuyor. 

 CrossTeaser logosu size bakacak şekilde bulmacayı tutun, dikey yuvalar boyunca yukarıya ve aşağıya doğru parçaları hareket ettirin; bulmacanın tersini ise yatay yuvalar boyunca  sağa ve sola doğru hareket ettirin.

CrossTeaser bulmacasında hedef, parçaları karıştırdıktan sonra  çözüme ulaşmaktır. Bunun için de hem bulmacanın ön yüzünde, hem de arka yüzünde her çarkta aynı renklerin bir araya gelmesi gerekir. İkincil renkler için de aynı yönlendirme olmalıdır, dolayısıyla bu hedefe ulaşmak oldukça zordur.

Bulmacada, elde rahatlıkla tutulabilmesi için yuvarlak bir tasarım düşünülmüş; ki bu da  kullanıcı açısından oldukça memnuniyet verici bir yaklaşım. Çerçevenin transparan olması ise renklerin durumlarını görebilmek için bulmacaya  oldukça pratiklik kazandırmış. Yaklaşık 12 cm çapında olan bulmaca, elde rahatça oynayabilmek için ideal boyutlarda tasarlanmış. Parçaları bir yere yerleştirdiğinizde belirli bir “klik” sesi duyuyorsunuz; çok sessiz bir bulmaca diyemeyiz kendisine.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, zorluk açısından Rubik Küp’le kıyaslandığında bu bulmacanın hiç de kolay olmayan bir meydan okuma olduğunu söyleyebiliriz. Çözüm rehberi bulup okusanız bile işinizin zor olduğunu bilmelisiniz. 






Bir bulmaca ne kadar zorsa, çözdükten sonra hissedeceğiniz mutluluk da o kadar fazla olur.  Bu açıdan, zoru seven bulmacaseverler, CrossTeaser’ı özellikle tercih edeceklerdir. 

Hoş mekanizması, rengarenk, çekici ve şık tasarımıyla CrossTeaser son derece tatmin edici bir bulmaca seçimidir.

 Çözemeyeceğinizi düşünseniz bile, en azından denemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.


NOT: CrossTeaser'ı mağazamızdan temin edebilirsiniz.


KAYNAK: mypuzzlecollection.blogspot.com


UYARLAMA ÇEVİRİ: Puzzle Galeri

13 Haziran 2014 Cuma

Korkunç bir puzzle hikayesi!

Bugün ayın 13’ü ve günlerden cuma.  Çoğunuzun aklına geldiği gibi bizim de aklımıza  korku öyküleri  geldi ve size ürkütücü bir puzzle hikayesi anlatalım istedik, maksat biraz eğlenmek..

Keyifli okumalar..


korku
Genç kadın,  kasabanın en ücra köşesinde müstakil bir evde yalnız başına yaşıyordu.  Ne ailesi ne de arkadaşı yoktu ve hayatında hiç evlenmemişti. Tahmin edeceğiniz üzere sevgilisi falan da yoktu. Hayattaki tek eğlencesi puzzle birleştirmek olan genç kadın, her akşam mutfak masasına tek başına oturur, yeni bir puzzle’a başlar ve bitirene kadar uğraşırdı.

Korku hikayelerinin hemen hemen hepsinde  olduğu gibi o gece de  dışarıda soğuk, yağmurlu ve gök gürültülü bir hava vardı.
 Genç kadın, yatak odasında eşyaların yerini değiştirirken tahtaların arasına sıkışıp kalmış tozlu ve eski bir kutu buldu. Kutuyu çekip aldı, üzerinde tabaka halinde birikmiş tozları temizleyince bunun bir puzzle kutusu olduğunun farkına vardı. Kutunun kapağı iyice solmuştu, dolayısıyla genç kadın, kutunun üzerindeki resimden hiçbir anlam çıkaramadı.

Merakı iyice artan genç kadın,  puzzle parçalarını birleştirmeye karar verdi, resme bakmadan da puzzle’ı bitirebilirdi nasılsa..

 Acaba ortaya nasıl bir resim çıkacaktı?

play dead


Puzzle tamamlanınca tam merkezde oluşan kadın figürü, kendisiydi!!.  Bu da neydi böyle?

 Titreyen elleriyle son dört parçayı da yerlerine yerleştirdi ve korku içinde puzzle’ın karşısında donup kaldı.

Çünkü  puzzle’da ortaya çıkan resmin tam ortasında mutfak masasında oturan kendisi vardı, arkasındaki pencerede ise çılgına dönmüş bir adam, elindeki silahı sallarken bir taraftan da  dişlerini göstererek pis pis sırıtmaktaydı. Dehşete kapılan genç kadın, korkudan arkasına dönüp pencereye bakmaya cesaret edemedi.

Son şey, daha önce duyduklarına  hiç benzemeyen  bir cam kırılma sesiydi...

KAYNAK: http://www.scaryforkids.com/jigsaw-puzzle/

11 Haziran 2014 Çarşamba

Puzzle Birleştirmenin Beyin Sağlığına Faydaları

Bugün sizlere bilimsel yönü ağır basan bir konuyu olabildiğince hafifleterek aktarmaya çalışacağız. Amacımız, puzzle ile uğraşmanın analiz edilmiş faydaları hakkında sizleri de bilgilendirmek.

 Biliyorsunuz, son yıllarda beyin geliştirici egzersizlerin neler olduğu ve hatta yaşlılıkta başa gelen demans/ bunama hastalığının  nasıl engelleneceği konusu çok fazla gündeme geliyor. 

 Tam da bu noktada sağlıkçıların sıkça kullandığı “Kullan ya da kurtul!”  deyimine atıfta bulunabiliriz.  Türkçedeki “İşleyen demir ışıldar.”  sözü de uygundur anlatacaklarımıza..

Çapraz bulmacalar, kart oyunları, internette sörf yapmak ve puzzle birleştirmek, beyni  uyararak aktif kılmanın  en kolay yollarıdır.

Yazımızın bundan sonrasında, bir  foto puzzle şirketinde kreatif direktör olarak çalışan Monnica Y. Dennis ‘in konu hakkındaki düşüncelerini  kendi sözleriyle sizlere aktarmaya çalışacağız. Şöyle diyor Monnica:

Demans/bunama ve özellikle de alzheimer hastalıkları hakkındaki istatistikler gerçekten de şok edici:
·        Alzheimer,  Amerika’da en sık görülen Nöro dejeneratif hastalık çeşidi ( sinir hücrelerinin hasar gördüğü hastalıklar) (1)
·        5,3 milyon Amerikalının şu anda  alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. (2)
·        Amerika’da her 70 saniyede bir kişi alzheimer hastalığına yakalanıyor. (3)

Demans yani bunama, ruh halinin ve de kişiliğin değişmesine neden olur. Bu hastalıkta önce hafıza kaybı yaşanabilir ve  ardından düşünmede zorluklar başlar. Sonrasında ise yıkıcı davranışlar ve başka sorunlar başlayabilir.
Bu hastalığa yakalananların tedavi sürecinde onlara “sabit aşinalık duygusu” verebilmek  faydalıdır. Mesela çevrelerinde sevdikleri objeleri bulundurmak, hastalığın yavaşlaması için beyni teşvik eder.  Puzzle birleştirmekse, bu tanıdık insanları, yerleri, şeyleri  ve aktiviteleri  akılda tutmaya yardımcı olur.
puzzle
alzheimer ve puzzle


Puzzle birleştirmek beyne nasıl yardım eder?


Puzzle birleştirirken,  birbirine uyan parçaları seçmek için onların şekillerini ve renk bilgilerini hafızada tutmak, beyni meşgul eder. Resmi tamamlayabilmek için her bir parçanın neye benzediğini veya benzemek zorunda olduğunu  ve ne tür bir parça aradığınızı beyniniz ezberlemek zorunda kalır. Bu işlemleri tekrarlamak ise kısa süreli hafızayı pekiştirir.

Bunun yanı sıra puzzle birleştirmek, sol ve sağ beyin arasında gerçek bir sinerji yaratılmasını da teşvik eder.  Sol beyin, mantıksaldır. Yani rasyonel, analitik  ve nesneldir. Problem çözerken sol beyin uyarılır. Yaratıcı olan sağ beyin ise büyük resmi görmemizi sağlar. Sağ beyin rastgelelik, sezgiler, öznellik ve hatta aşina olmadığı şeylerle ilgilidir. Puzzle çözmek, beynin birbirinden tamamen farklı bu iki dünyasını harekete geçiren en iyi yöntemlerdendir.
puzzle


 Puzzle birleştirirken beyin bu iki yarısını birden çalıştırır. Böylece beynin hem bu iki yarı küresi arasında, hem de hücreleri arasında bağlantı kurulur. Bu bağlantı ise öğrenme, anlama ve hatırlama yeteneklerini artırır.

Bunun yanı sıra puzzle konusundaki her başarı –  en az puzzle’ı bitirmek kadar her bir parçanın doğru yerini bulmak-  dopamin salgısını arttırır; ki bu da insanların ruh halini düzenleyen,  konsantrasyon ve motivasyonu etkileyen önemli bir  kimyasal taşıyıcıdır. Dopamin, keyif / ödül yolu ( bağımlılıklarda ve heyecan verici  şeylerde), hafıza ve motor kontrolde önemli bir rol oynar.

Puzzle’ı nasıl seçersiniz?



Büyükler için puzzle seçerken, aşağıdakileri dikkate alın:
·        Çocuk aktiviteleri içermesin -  Eğer puzzle’ı çocuksu buluyorsanız, almayın.
·        Beğendiğiniz puzzle’ın durumu - Çok parçalı olanlar mı daha iyi, yoksa standart olanları mı tercih edersiniz ?
·        Tanıdık gelen şeyler - Simgeler ve favori hobiler, seçmek için ideal konular olabilir. Ayrıca aile fotoğrafınız veya sevdiğiniz bir objenin resmini çekerek kendi özel puzzle’ınızı da yaptırabilirsiniz.

Unutmayın, sevdiğiniz birisi ile puzzle birleştirmek, sadece zihinsel aktivitenizi artırmak için değil, aynı zamanda birlikte hoşlanacağınız anılar yaratmak için de harika bir yöntemdir.

 Kaynaklar:
**http://www.intentionalcaregiver.com/
1 – “Alzheimer’s Disease and Parkinson’s Disease”. N Engl J Med. Vol. 348, No. 14, pp. 1356-64.
2 – Alzheimer’s Association. Alzheimer’s Disease Facts and Figures 2009.

3 – Every 70 seconds, someone in the U.S. develops alzheimer’s disease.

Uyarlama Çeviri: Puzzle Galeri

9 Haziran 2014 Pazartesi

Babalar Günü'ne Özel

Anneler Günü’nün hikayesini bilmeyen yoktur. Babalar Günü’nün ise bırakın tarihçesini bilmek, ne  zaman kutlanacağı bile sıkça karıştırılır. 
“Babalar Günü, haziran ayının üçüncü pazar günü kutlanır, ben  biliyorum” diyorsunuz. Güzel,  peki tarihçesini biliyor muydunuz ?
       “-Hm, ee, şey işte” dediğinizi duyar gibiyiz, o halde size yardımcı olalım. 


Live, Saudek, Dino Puzzle 1000 parça




Babalar Günü’nün hikayesi:

Tahmin edeceğiniz üzere Babalar Günü’nün de aynı Anneler Günü gibi hüzünlü bir hikayesi var.

Amerika’da yaşayan Sonoro Dodd sayesinde kutluyoruz bu özel günü. Sonoro’nun babası William Smart, Amerikan İç Savaşı’nda gazi olmuştu. Eşi altıncı çocuğunu doğururken hayata gözlerini yumunca, altı çocuğuna hem annelik hem de babalık yapan William,  çoğu kız çocuğu gibi Sonoro’nun da kahramanıydı.

Sonoro, Anneler Günü’nü hiç kutlayamamanın eksikliğini çok yoğun hissediyordu ve aklına neden babaların da anneler gibi özel bir günleri olmadığı sorusu geldi.  Altı çocuğuna hem annelik hem babalık yapan William’a özel bir gün armağan etmek istiyordu sevgi dolu Sonoro. Yıllardan 1909’du. Babası haziran ayında doğmuştu ve  bu özel günün haziranda olması için resmi kurumlara başvurdu, mücadele etti.

Sonoro’nun bu sevgi dolu çabaları karşılığını 1910 yılında buldu. Washington’da ilk kez 19 haziran 1910 yılında Babalar Günü kutlandı. William’ın ne kadar onore olduğunu düşünebiliyor musunuz?

Aradan 14 yıl geçtikten sonra 1924 yılında dönemin başkanı Calvin Cooldge, bu özel günü desteklediğini açıkladı. 1966 yılında ise haziran ayının üçüncü pazar günü resmen Babalar Günü olarak ilan edildi.

Yıllar içinde bütün dünyaya bu kutlama yayıldı. Günümüzde dünya çapında milyonlarca çocuk, haziranın üçüncü haftası babalarına sevgilerini ve şükranlarını Sonoro Dodd sayesinde sunabiliyor.


Yaşamımızda babalarımızın önemi


Sonoro’nun Babalar Günü için gösterdiği çaba, o dönemlerde çok da önemsenmemişti. Çünkü  geleneksel olarak çocukların yetişmesinde, büyümesinde akıllara hep öncelikle anneler geliyordu ve  karşılaştırınca babaların rolü hep ikinci planda kalıyordu. Oysa hepimiz biliyoruz ki yaşamımızda babalarımız da en az annelerimiz kadar önemlidir. 
 Bir çocuğun duygusal olarak gelişmesinde babaların önemini belirtmeye gerek var mı? Bugün bunun  farkındayız. Bir çocuğun ruhsal, duygusal, fiziksel, sosyal ve hatta ekonomik anlamda iyi yetişmesi biliyoruz ki o çocuğun babasıyla doğrudan ilişkili.. Özellikle kız çocukları için babalarının dünyadaki ideal erkek olduğu, ileride eşlerini de babalarına benzeyen erkeklerden seçtiği konusunda yazıları mutlaka okumuşsunuzdur.

Geleneksel bakış açısına göre babalar, çocukların maddi anlamda koruyucusu,  yaşam rehberi olacak kişi olarak görülse de, günümüzün çekirdek aile kavramında bu senaryo biraz değişikliğe uğradı diyebiliriz.  Artık çoğu anne de baba gibi dışarıda çalıştığı için babalar çocuk bakımıyla daha çok ilgilenmeye başladılar.  Günümüzde çoğu baba, çocuklarının altını değiştirmekten utanmıyor; onların bakımıyla ilgili çok ciddi sorumlulukları çekinmeden alıyor.  Bu kültürel değişim, aslında çocuk-baba ilişkisinin de güçlenmesine katkı sağlıyor ve şüphesiz ki çocukların  duygusal gelişimine olumlu etkileri oluyor. Aile bağları bu sayede çok daha güçlü hale geliyor.


Ty A Ja  Saudek, (1500 parça), Dino Puzzle
Babalar Günü ne sağlar?

Bu özel gün kutlaması sayesinde  bize gösterdiği koşulsuz sevgi ve özveri için babamıza  teşekkür etme fırsatı yakalamış oluruz. Babalar da bugün sayesinde çok da dile getirilmeyen babalık duygusallığını yaşayıp kendileriyle gurur duyma şansını yakalarlar. Aslında bugünün en güzel yanı belki de çocuklar ve babaların yakınlaşma fırsatı bulmalarıdır. Zira toplumumuzda çoğu evde babasına sevgi göstermeye utanan, çekinen çocukların varlığını yadsıyamayız.  Öte yandan, Babalar Günü sayesinde çocuklar, babalarının önemini düşünme fırsatı da bulurlar. 

 Karşılıklı farkındalık yaratan bir gündür Babalar Günü desek yanılmış olmayız.

Babalar Günü’nde ne yapmalı?

Aslında çok özel bir şey de yapmaya gerek yok. Babamıza söyleyeceğiniz içten bir “seni seviyorum babacığım, iyi ki varsın” cümlesi dünyalara bedel olacaktır mutlaka. Ama O’nun seveceği küçük hediyelerle bu özel günü daha da özel kılmamız da mümkün elbette.

Babalar Günü için ne alsak?

Her sene Babalar Günü’nde gömlek, kravat, tişört, parfüm, kol düğmesi, cüzdan, kemer gibi klasik hediyeler seçiyorsanız ve de bu alternatifler de tükendiyse size üç tane değişik  hediye önerimiz olabilir.

1-     Babanız maket yapmaya meraklıysa, buradan bakabileceğiniz 3D puzzle’lardan seçim yapabilirsiniz.

2-     Şu anda Türkiye’de  sadece bizde satılan dünyaca ünlü Recent Toys marka zeka bulmacalarını önerebiliriz. Eğer babanızın bulmacalara ilgisi varsa, böyle bir tercih yapıp, hediyenizi “dünyanın en zeki babasına” ithafen verdiğinizde emin olun çocuklar gibi mutlu olacaktır.. Çünkü herkesin içinde bir yerlerde coşkuya hazır bekleyen bir çocuk vardır, onu dışarıya çıkarabilmektedir bütün maharet. 

       Bu harika  oyunlara da buradan bakabilirsiniz.

3-     Son önerimiz ise  tahmininiz üzere  babanızın sevdiği bir temada güzel bir puzzle hediye etmek elbette. Bu aralar her gün 7 farklı puzzle'da %50 indirim yapıyoruz.  Günün fırsatlarına bakmak aklınızda olsun..


            Şimdiden bütün babaların bu özel gününü kutluyor, onlara sevgilerimizi iletiyoruz.




-           

6 Haziran 2014 Cuma

7 senede puzzle bitiren kişiden tavsiyeler..


Bugün sizlere bir öğrencinin kendi deneyiminden yola çıkarak kaleme aldığı
“1000 parçalık puzzle nasıl birleştirilir” adlı biraz da komik rehberi aktarmak istiyoruz.

Kahramanımız, Machogirl kod adıyla blog yazan bir  kız öğrenci. Babasının hediye ettiği puzzle’ı tam 7 senede bitirebilmiş! Kimi zaman üzülerek, kimi zaman sevinerek tam 999 parçayı yerine koyduktan  sonra bir de bakmış ki puzzle’ın bir parçası eksik! 
İşte bu maceralı öyküye konu olan puzzle’ın resmi bu..

 
7 senede biten puzzle!

1000 parçalık bu puzzle’ı birleştirmeyi kendisine görev edinen kahramanımızın,  kendisi gibi bu konuda deneyimli olmayanlar için faydalı olabileceğini düşündüğü  aşamaları bakalım sizler nasıl bulacaksınız..
Tüm ihtiyacınız, satın alacağınız bir puzzle ve yaklaşık 5-8 yıl diyor ve devam ediyor:

1000 PARÇA PUZZLE'I ÇÖZME AŞAMALARI


1-     Öncelikle doğru puzzle’ı satın alarak işe başlayın.  Çözülmesi çok kolay düz bir resim seçebileceğiniz  gibi,  hayata meydan okumaktan hoşlanıyorsanız, çok karmaşık ve kalabalık bir resim de seçmeniz mümkün. Tercih tamamen size kalmış.
2-     Puzzle’ın kutusunu açın, parçaları dışarı çıkarın ve bu kocaman puzzle’ın 1000 tane minicik parçaları karşısında ne yapacağınızı bilemez halde ağzınız açık kalsın!
3-     Kendinizi birkaç kez tokatlayın. ( Birincisi,  bu kadar büyük bir puzzle satın aldığınız için ceza tokadı olsun. İkincisi ise bu küçücük parçaları görünce gireceğiniz şoktan sonra kendinize gelmek için olsun)
4-     Dikkatinizi göreve odaklayın ve bir başlangıç yapmaya çalışın. Çözmeniz gereken birinci puzzle’ın “nereden başlasam?” sorusu olduğunu kısa süre içinde fark edeceksiniz.
5-     Parçaları direkt birbirine uydurmaktan vazgeçin.  Aradığınız doğru parçayı bu şekilde bulma olasılığınız çok az, çünkü siz de biliyorsunuz ki bu küçük parçalardan çok fazla var. Bunun yerine parçaları  renklerine ve resimdeki olası yerlerine göre ayırmak çok daha iyi bir yöntem olacaktır. Örneğin, resimde  bir ev varsa, görünüşlerine göre evin çatısı olabilecek parçaları bir kenara koyabilirsiniz. Ya da puzzle’ın bütün köşe parçalarını ayırarak da işe başlayabilirsiniz.
6-     Sabrınız tükendiğinde,  daha önceden  ayırdığınız ne kadar parça varsa hepsini  ayrı ayrı paketleyin ki,  parçaları kutuya atarken tekrar karışmasınlar. (Uyarı:  Bu eylem, hayal kırıklığının hafif bir yan etkisi olabilir. Fakat bu aşama olmazsa olmaz. Özellikle de puzzle’ın bir kısmını sarıp sarmalayarak paketleme aşaması)
7-     Bütün parçaları paketleyip kutusuna geri koyduktan sonra dolabınızın en uzak karanlık köşesine  atın. Birkaç yıl orada mayalanmaya bırakın.
8-     Dolapları temizlerken bu kutuyla tesadüfen karşılaşırsanız şanslısınız demektir.
 ( Zamanlaması tamamen kişinin dolap temizleme periyodu ile ilgili. Eğer temizlik hastası iseniz yarın bu  kutuyla karşılaşabileceğiniz gibi aradan 7 yıl geçtikten sonra da karşılaşmanız mümkün elbette, kahramanımız öyle yapmış)
9-     Puzzle’dan sıkılıp kaldırmayı düşündüğünüz zamanlarda üstüne üstlük işsizseniz, kutuyu dolaba değil, daha farklı bir yere saklayın. ( Çünkü dolap içleri genellikle işsizken temizlenir, kahramanımız da işsizmiş ve dolap harici bir yere kaldırmış puzzle’ını. Tahmin edeceğiniz üzere tekrar bulduğunda yani 7 sene sonra yine işsizmiş)
10- Bu puzzle’ı tekrar bulduğunuzda tazelenmiş bir ilgi ve kararlılıkla tekrar üzerinde çalışmaya başlayın.  Bu sefer şaşırma olasılığınız çok daha az olacaktır; çünkü sizi nelerin beklediğini biliyorsunuz. Zaten çoğu parçayı daha önce ayırmıştınız. (Eğer adım 6’yı atladıysanız, tekrar şaşkınlıktan ağzınızın açık kaldığı gözlemlenebilir.)
11- Zaten işsizseniz,  parçaları teker teker seçip orijinal resimdeki şekillere uygunluğunu araştırabilirsiniz. 200 parçanın doğru yerini bulana kadar buna devam edin. (Uyarı:  Bu aşamayı deneyimlerken kan basıncında yükseliş ve dolayısıyla tansiyon artışı gözlemlenebilir. Bu yan etkinin panzehiri 12. Adım olabilir)
12- 200 parçanın yerini bulduğunuz an itibariyle orijinal  puzzle resmi de kafanıza kazınmış olacaktır. Zira bu 200 parçayı bulmak için hali hazırda epey bir arama yapmış olacaksınız. Buna ilaveten,  an itibariyle puzzle’ınızda büyük resmi de görmeye başlayacaksınız.  Diğer bir deyişle, puzzle’ınız şekil almaya başlayacak. (Bu, 11. Adımda gözlenmesi muhtemel olan yüksek tansiyon yan etkisini  düşürebilecek mutluluk ve tatmin duygusu yaratır.)
13- Resmin tamamını artık ezbere bildiğiniz için puzzle’ın kalanını tamamlamak artık  size çocuk oyuncağı gibi gelecektir.  Eğer Adım1’de karmaşık bir puzzle seçtiyseniz, tam da bu aşamaya gelmişken kendi sırtınızı sıvazlayıp kendinizi tebrik edebilirsiniz.  Başlangıçta kolay gibi görünen düz/karmaşık olmayan puzzle’lara göre bunların çözümü aslında daha kolaydır. Diğer taraftan, eğer düz /sade bir resim seçtiyseniz; kendi kendinize söylenebilirsiniz. Çünkü bütün parçalar birbirine benzer ve hangisinin nereye gideceğini bilemezsiniz, ama bu aşamada “geçmiş olsun” demekten başka bir şey elinizden gelmez!
14- 999 parçayı bir araya getirdikten sonra büyük olasılıkla son parçanın kayıp olduğunu fark edebilirsiniz. Hayal kırıklığı içinde saçınızı başınızı yolmanız,  biraz önce başarı ile çözdüğünüz kocaman puzzle’ın son parçasını bulmanıza asla yardımcı olmayacaktır. 
15- Bu son adım, isteğe bağlıdır ve tamamen puzzle’ı çözen kişi ile ilgilidir. Bu muhteşem başarınızı çerçeveletip sergileyebilir, tekrar birleştirmek için bütün parçaları bozup karıştırabilir  veya öylesine bir yere kaldırabilirsiniz.  (Kahramanımız da öylesine ortada bırakmış) Olumlu tarafından bakın; son parçayı kaybetmek aslında iyi bir şey! Bu başarıyla bitirdiğiniz tablodaki küçük boşluk, onu bir  yerden satın almadığınızın ve kendi kendinize çözdüğünüzün bir kanıtıdır..


Sonuç olarak diyebiliriz ki, büyük  bir puzzle’ı birleştirmekte zorlanırsanız, yukarıda sizin için listelediğimiz bu adımları takip edebilirsiniz.  Dolaplarınızı ne sıklıkta temizlediğinize ve işsiz olup olmamanıza bağlı olarak bu iş 5-8 yıl sürebilir. Sonunda mutlaka bitirirsiniz merak etmeyin..  (Kahramanımız bitirmiş)

Bu arada yukarıdaki puzzle resminde 1000. parçanın eksikliğinden doğan boşluğu bulabildiniz mi?


KAYNAK: http://machogirl.blogspot.com.tr/
UYARLAMA ÇEVİRİ: Puzzle Galeri